Tarih Tekerrür Eder!

0

Herkes, ‘Şimdi artık bize istediklerini yaparlar’ korkusu içindeydi. Soğuk, karanlık bir kış başlamıştı. Kömür yoktu. Tramvaylar işlemiyordu. Boğaz vapurları az ve seyrekti. Ana caddeler yarı aydınlık, yan sokaklarsa kapkaranlık olduğu için hırsızlara, soygunculara gün doğmuş, hava karardıktan sonra kimse tabancasız dışarı  çıkamaz olmuştu.

 

Polis azdı; onlara da yolsuzluk yaptıkları için kimsenin güveni yoktu. Vurgunculuk almış yürümüştü; para değerini kaybetmiş, yiyecek fiyatları aşırı derecede yükselmişti.”

 

Yukarıdaki ifadeleri şu an okumakta olduğum bir kitaptan aldım. Eğer alıntıyı bu kadarla bırakmış olsaydım, muhtemelen sizler bu paragrafta İstanbul’un bu gününden mi, yoksa bir başka tarihi zamanından mı bahsedildiği konusunda kararsız kalacaktınız. Ama devam eden cümlelerde hangi zamandan bahsedildiği açıklık kazanıyor.

 

“Türkler evlerine kapanmış, kendi kendilerinin gölgesi gibi, ancak –o da ateş pahasına- ekmek almak için dışarı çıkıyorlardı. Bazıları şehre girmiş olan itilaf Devletleri kuvvetlerinin yanında iş bulabilmek için feslerini atarak Türk olmadıklarını bile ileri sürüyorlardı.

 

Beri yandan Rumlar, sokaklarda caka satarak dolaşıyor ve rastladıkları Türkleri itip kakarak duvar kenarına sürüyorlar, geleni geçeni Yunan karargahında dalgalanan mavi-beyaz bayrağı selamlamaya zorluyorlardı. Türkler bu aşağılamaya boyun eğmemek için, arka yollardan dolaşmak zorunda kalıyorlardı. Bir gün İstanbul sokaklarında panik yaratan bir söylenti duyuldu: ‘Ayasofya’ya çan takıyorlarmış.’ Bir Müslüman kalabalığı çığrından çıkmış bir halde Ayasofya’ya koştu. Ama Türk askerlerinin hala avluda nöbet tutmakta olduğunu görünce rahat nefes aldılar.”

 

Yukarıdaki satırlar ünlü İngiliz gazeteci ve yazar Lord Kinross’ un “ATATÜRK: Bir Milletin Yeniden Doğuşu” adlı kitabından alınmıştır. Yazar bu bölümde, İstanbul’da 1918 yılını 1919’a bağlayan kışı tasvir ediyor. Yani henüz Osmanlı İmparatorluğu parçalanmamış, Sevr Anlaşması imzalanmamış ve İstanbul resmen işgal edilmemiş. Yani hala İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti ve bu şehirde devleti yöneten bir hükümet iş başında bulunuyor.

 

Peki, PADİŞAHI  sağ ve hem de HALİFE sıfatıyla tahtında oturan, ayrıca meşru hükümeti mevcut ve işinin başında, ülkenin yönetiminde bulunan bu ülkeye ne olmuştu? Bu ülkeyi bu hale getiren temel sebepler neydi? Yukarıdaki bugün için inanılması güç ifadelerle tasvir edilen İstanbul Şehri beş asırdan beri ve o anda bu devletin başkenti değil miydi? O halde, bu yaşanlar neydi?

 

Bu yaşananlar elbette ki son bir asırda yaşanmış olan bazı acı gerçeklerin kaçınılmaz sonucu idi. Şimdi Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmadan önceki son bir asrı içerisinde yaşanmış olan üç önemli olayı yeniden hatırlayalım.

 

Bu vahim olayların birincisi Devletin tarihinde ilk defa Avrupalılara borçlanması ve çoğunu tüketim için kullandığı bu borçları giderek artırmasıydı. İkinci olay, Osmanlı toprakları üzerinde yabancılara ve özellikle de Avrupalılara bazı imtiyazlar sağlanması ve bu imtiyazların giderek artırılmasıydı. Nihayet her şeyin sonu demek olan son olay ise Avrupa Devletlerinin içişlerimize müdahale etmeleri karşısında direnç gösterilememesi ve hatta hükümetin bazı iç tasarruflarında, daha Avrupalılar müdahale etmeden, onların muhtemel beklentileri yönünde işler yaparak onları hoş tutma çabası idi.

 

Biz hafızasını bu kadar mı kaybetmiş bir milletiz? Daha bir asır önce yaşanan ve koskoca bir imparatorluğun parçalanıp yıkılmasına sebep olan olayları ne çabuk unuttuk? Son yıllarda TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nin de, Osmanlı İmparatorluğu’nu  parçalayıp, yıkan olaylarla iç içe yaşadığını ve tarihin tekerrür etmekte olduğunu niçin göremiyoruz?

 

Bunun için LORD KİNROSS’un yukarıdaki tesbitlerini yeniden herkesin ve yeni nesillerin dikkatlerine sunuyorum. Bu satırları tekrar tekrar okumalı ve üzerinde düşünmeliyiz. Ve asla unutmamalıyız;

 

TARİH TEKERRÜR EDER.

 

Nitekim öyle olduğu görünüp duruyor. Ama şu anda bilinmeyen tek şey;

 

Acaba tekerrür etmekte olan tarih, bünyesinde yeni MUSTAFA KEMAL’ leri de barındırıyor mu?

Kategoriler:Makaleler

Bir Yorum Yazın